Featured

8/z/custom

Mükemmel "Selfie"lerin Sırrı Açıklandı!

10:54
Selfie-severler artık başarısız çekimlere son! 
Çünkü bilim adamları mükemmel selfie fotoğraflarının sırrını açıkladılar!
Kafasını mükemmel selfie'ye takmış olan, Melbourne La Trobe Üniversitesi'nden Dr. Anukka Lindell, yapmış olduğu araştırmasının sonuçlarını tüm dünyayla paylaşmış.

Dr. Lindell'e göre selfie çekimlerinin sırrı doğru tarafı seçmekmiş. İnsanların büyük çoğunluğu selfie çekimlerinde yüzlerinin "sol" tarafını tercih ediyorlarmış. Lindell'e göre de yüzün sol tarafı daha ince ve daha çekici bir fotoğraf için doğru tercihmiş.
Instagram'da yaptığı araştırmayla da bu "sol yanak etkisi"ni kanıtlamış bilim adamımız. Buna göre selfie-severlerin %53 sol yanlarından çekim yapmayı tercih ediyorlarmış.

Ne demişler efendim "Çirkin selfie yoktur, doğru çekilmemiş selfie vardır"

Film Yorum: Zombi Ekspresi (Busanhaeng)

09:18

Hafta sonu bol aksiyonlu bir film izlemek isteyenler için güzel bir alternatif "Zombi Ekspresi" dün sinemalarımızda gösterime girdi.

Adından da anlaşılacağı üzere, özellikle zombi film & dizilerini sevenlerin büyük bir keyifle izleyeceği filmde tempo bir an olsun bile düşmüyor.


Filmin ana karakterleri bir baba-kız. 
Boşanma sonrası kendisiyle yaşamaya başlayan kızı Soo-an'ın doğum gününde tek bir dileği var: Başka bir şehirde, Busan'da yaşayan annesini görmeye gitmek.

Kızının bu isteğine kayıtsız kalamayan baba hemen Busan'a 2 tren bileti alır. 


Her şey yolunda gibi gözükürken aslında trende bulunanları büyük bir ölüm-kalım savaşı beklemektedir. Üstelik bu sadece trendekileri değil, dışarıdaki herkesi de ilgilendiren büyük bir mücadeledir.

Bir zombi filmi en az spoiler ile ancak bu kadar anlatılır sanırım :p


Başından sonunda dek aksiyon dolu, son derece etkileyici kaçış sahneleriyle dolu nefis bir film var karşımızda.

Özellikle "The Walking Dead" dizisini severlerin beğeneceği bir film diyebilirim. Ancak bu filmi izledikten sonra dizideki zombileri daha bir sevdim diyebilirim. Çünkü filmdeki zombiler hızda Usain Bolt'la yarışıyor adeta. Kaçış sahnelerindeki gerilim duble anlayacağınız ;p (Bir treni yakalama sahneleri var ki akıllara ziyan!!)


Yönetmenliğini Sang-ho Yeon'un yaptığı filmin baş rollerinde  Yoo Gong, Yu-mi Jung, Dong-seok Ma ve minik yıldız Su-an Kim yer alıyor. Filmin IMDB puanı ise 7.5

Ve bir de sürpriz haber: 2016 tarihli "Zombi Ekspresi"nin devam filmi çekimleri de geçtiğimiz şubat ayında başlamış. Seneye en az bunun kadar heyecanlı bir film izleyeceğiz anlaşılan.

Aksiyon ve özellikle zombi filmlerini sevenler bu filmi kaçırmasın derim! Herkese şimdiden iyi seyirler!


Film Yorum: Planetarium

10:23

Geçen sene Oscarlı oyuncu Natalie Portman ve Johnny Depp & Vanessa Paradis'in doğuştan ünlü kızları Lily-Rose Depp'in bir gizem/gerilim filminde bir araya geleceklerini okuduğumda çok meraklanmıştım. Ve o tarih geldi, "Planetarium" ülkemizde de gösterime girdi. 


Büyük beklentilerle filmi izleyen biri olarak, nasıl nereden anlatmaya başlasam bilemiyorum. Çünkü ne filmin ne anlatmak istediğini anladım ne de kopuk kopuk sahnelerin bir araya getirilip bir film yapılmasına anlam verebildim. Tek kelimeyle senenin faciası oldu "Planetarium" benim için :(


Aslında konu son derece ilginç:
Mistik güçlere sahip 2 kız kardeşin - Laura & Kate Barlow - yolları ünlü bir yapımcı ile kesişiyor. Onların ölülerle iletişim kurabilme yeteneklerinden çok etkilenen yapımcı, bunu bir filmle tüm dünyaya göstermek istiyor. 

İyi bir senaryo ile son derece güzel bir filme imza atılabilirdi denecek bir senaryo okuduğunuz gibi. Ama konu öylesine dağınık ki izleyen olarak bir süre sonra filme ilginizi tamamen kaybediyorsunuz. En azından ben, filmin yarısına gelmeden sıkılmaya başlamıştım bile.

Fi Bilge konuk oyuncu mu?
Oyunculuklara gelince; Natalie Portman gerçekten filmin itici gücü. Zaten performansı her filminde belli bir standartta. Lily-Rose da ilk filmlerinden biri olmasına rağmen işin altından kalkmış. Emmanuel Salinger, bu filme kendini adayan yapımcı rolünde gayet başarılı.

Ama ama.... Ne yazık ki bu 3 ismin oyunculukları dahi filmi kurtarmaya yetmemiş.


Yönetmenliğini ve senaristliğini (Robin Compillo ile)  "Grand Central", "Belle Epine" gibi filmlerden tanıdığımız Rebecca Zlotowski'nin yaptığı film gişede de maalesef beklenen başarıyı gösterememiş.

Film 1 saat 45 dakika uzunlukta ve İngilizce & Fransızca olarak çekilmiş. Zaten filme dair aklımda kalan tel şey, Natalie Portman'ın o güzel Fransızca aksanı oldu. 

Onun dışında filmle ilgili ne siz bir şey sorun ne ben söyleyeyim 😵

Mim: Yaz Abur Cuburu

23:02

Her daim keyifli, eğlenceli blogger Öneri Makinesi yine bol müzikli bir mim yapmış, göndermiş blogosfere....  Şu üzerimizdeki yaz rehavetini atmak için gerçekten de süper bir yol!  

Haydi bakalım başlayalım 🎼🎧


- Yazın çıkan, çok sevdiğin sanatçı/gruptan bir şarkı




Yakın zamanda yazısını da paylaştığım Nickelback'in "Feed The Machine" albümü. Çok sevdiğim bir grup diyemem ama albüm çıkardıklarını duyunca mutlaka göz attığım gruplardan biri diyebilirim. Ve bu da albüme adını veren "Feed The Machine"


- Bu yaz en yeni keşfin



Tamamen tesadüfen keşfettim bu İsviçreli şarkıcıyı. Aslında müzik dünyasında yeni bir ses değil ama benim için öyle oldu.

 Gayet kolay dinlenir, güzel şarkıları var. Bu şarkı da son albümü "Nichts Für Feiglinge"den...


- Bu yaz sürekli dinlediğin bir şarkı


Çok sevdiğim ve tatilde de sürekli dinlediğim grup Suede'in tüm albümü diyebilirim. Ayırt edemiyorum ama "Kids" albümün nispeten hareketli parçalarından biri...


- Bu yaz en çok duyduğun şarkı



Her yerde duymaktan bık-tımmmm bu şarkıyı. Tamam güzel, insana mutluluk veren bir melodisi var ama günde on yüz bin kere de dinlendir mi canımmm. Pffffff :(


- Bu yaz eski de olsa dinlemekten vazgeçemediğin bir şarkı 


Vanessa Paradis'in en güzel albümü. 2013 tarihli olmasına rağmen hala eskitemediğim albümlerden biri. Özellikle Fransızca şarkıları sevenler için dinlenmesi gereken albümlerden biri...


- Sence bu yazın en favori hiti


Bu kadın bu işi biliyor! Yazın nabzını tutan harika şarkılar yapıyor. Bu sene benim favori Türkçe parçam budur efendim


- Senin bu yazını anlatan bir şarkı




Mor ve Ötesi şarkıları sadece melodisi ile değil sözleri ile de farklıdır diğer şarkılardan. Anlayana sivrisinek saz misali her birinin farklı bir hikayesi vardır. "Uyan" da bunlardan biri. Bu sene sözleriyle sık sık aklımdan geçti. 

🤘 🤘 🤘

Ve "müzik mimi" yapmaktan keyif alacağını düşündüğüm 
bloggerları mimliyorum:


Ayrıca yapmak isteyen herkes bu mime davetlidir.

📽️ Kısa... Kısa... Kısa...📽️

23:09

Ruh Eşim (Cafe de Flore)
Fransız filmlerine olan ön yargımı giderek kırıyorum galiba. "Ruh Eşim" son 10 dakikasını resmen tüylerin diken diken izlediğim bir film oldu. Farklı zaman ve hayatlardaki hikayelerin bir yerde kesiştiği son derece etkileyici bir filmdi. Vanessa Paradis ve Helene Florent ne güzel oynamışlar öyle... Bir kere daha izleyebilirim.

Ya Aşksa (What If)
"Arkadaşlık aşka dönüşebilir mi?" sorusunun cevabını arayan keyifli, çıtır çerez bir film. Daniel Radcliffe ve Zoe Kazan'ın kimyasını maalesef birbirine uyduramadım. İzlemeseniz de olur diyeceğim filmlerden.

Middle Man
Tek hayali ünlü bir stand-up sanatçısı olmak olan bir muhasebeci. Las Vegas'a hayallerini gerçekleştirmeye giderken arabasına aldığı bir otostopçu ve ve bir anda içine düştüğü bir cinayet. İzlerken Coen Kardeşler çekse ne güzel bir film olurdu diye düşünmedim değil. Kara komedi severler için tavsiye...



Bakıcı (The Sitter)
Bu sene izlediğim en kötü film ödünü - daha kötüsüyle karşılaşıncaya dek- bu filme veriyorum. Kaybedenler kulübü üyesi bir gencin 3 tuhaf çocukla daha da tuhaf maceralarını anlatıyor. Tamamen zaman kaybı. 

Kapan (Fermat's Room)
Bir odaya kapatılan 4 matematikçinin hayatta kalma mücadelesini anlatan bir İspanyol filmi. Özellikle matematiğe ilgisi olanların dikkatini çekebileceğini düşünüyorum. 

12 Feet Deep
Su korkusu olanların ve klostrofobiklerin kesinlikle izlememesi gereken bir film. Gerçek bir olaydan esinlenen "12 Feet Deep" olimpik bir havuzun içinde kilitli kalmalarını anlatıyor. Sonuna dek merakla kendini izleten ve sizi gerim gerim gerecek bir film.


📽️ 📽️ 📽️

Film Yorum: Sonsuzluk Ormanı (The Sea of Trees)

09:58

Aokigahara, Japonya'daki Fuji Dağı yamaçlarında yer alan bir ormanın adı. Bu ormanın diğer bir adı ise "İntihar Ormanı"... Her yıl onlarca kişi bu ormanın derinlerine gidip hayatlarına son veriyorlarmış. 

Bu nedenle ormanın girişinden itibaren "Çimlere Basmayınız" ya da "Ateş Yakmayınız" yerine  "Tekrar Düşünün", "Yaşam Size Aileniz Tarafında Verilmiş Güzel Bir Hediyedir" gibi uyarı levhalarına rastlıyorsunuz.


İşte "Sonsuzluk Ormanı"nın geçtiği mekan tam olarak burası, bu intihar ormanı...

Yaşamaya değecek hiçbir şeyi kalmadığı düşünen Arthur Brennan da kendini öldürmek için bu "özel" mekanı seçiyor. Tokyo'ya bir gidiş bileti alıyor ve kendini bu ormanda buluyor.


Ancak bu isteğini gerçekleştiremeden bir adamın yardım çığlıklarını duyuyor. İstemsiz olarak yardım etmek için koşuyor. Ve o dakikadan sonra, bu 2 umutsuz adam karanlık ve sessiz bu ormanda birbirlerinin en yakın arkadaşı oluyorlar.

"Neden"lerini, "nasıl olurdu"larını sorgulamaya başlıyorlar birlikte... Yaptıklarına ve yapmadıklarına anlam bulmaya çalışıyorlar.


Film bittiğinde 2015 Cannes Film Festivali'nde gösterildiğinde nasıl yuhalandığını anlayamadım, daha doğrusu anlam veremedim. 

Ben hayatın anlamını, küçük şeylerin nasıl büyük etkiler yaratabildiğini, anı yaşamanın önemini anlatan müthiş etkileyici bir film izledim çünkü. Cannes'daki seyirci ne izlemiş işte onu bilemedim :(


3 başarılı oyuncu (Matthew McConaughey, Ken Watanabi & Naomi Watts) ve ormanın o sihirli havasının yanı sıra Chris Sparling tarafından yazılmış senaryoyu da çok başarılı buldum. 

Minik minik puzzle parçaları filmin sonuna doğru birleşmeye başladıkça tüylerim diken diken oldu. Filmin sonunda ise kendi payıma düşeni aldığımı söyleyebilirim.


"Sonsuzluk Ormanı"  "iyi ki izlemişim" dediğim filmlerden biri oldu. Hayatın anlamını sorgulayan, sizi düşündüren filmleri seviyorsanız, yönetmenliğini Gus Van Sant'in yaptığı bu filme bir şans verin derim.


Eminim Black Hole Sun'ı Hiç Böyle Dinlemediniz!

14:01

Postmodern Jukebox günümüzün parçalarını "vintage" olarak yorumlayan bir grup. Amerika'bir şarkı yarışması ile tanınan PMJ, o günden beri enfes şarkılar yapmaya devam ediyor.

Soundgarden'dan Britney Spears'e Metallica'dan Guns'n Roses'a pek çok grup ve şarkıcının parçalarını farklı bir biçimde sunuyorlar bize. Ben de ara ara sizinle bunları paylaşmak istedim.

İlk PMJ seçimimi de Soundgarden'ın "Black Hole Sun"ından yana yaptım. Gruba Haley Reinhart eşlik ediyor.

Bakalım siz ne düşüneceksiniz...

Film Yorum: Korku Tüneli (XX)

15:13

 4 kadın yönetmen 4 kısa korku filmi çeker ve bunları mükemmel bir afişle birleştirirse ne olur? Orijinal adı "XX" olan film Türkçe'ye "Korku Tüneli" olarak çevrilen antolojimiz, maalesef ki afişi kadar başarılı filmleri barındırmıyor bünyesinde.

Açıkça söylemek gerekirse filmlerden ziyade giriş ve ara bölümler çok daha başarılı. Bu güzellikleri de Meksikalı animasyon sanatçısı Sofia Carrillo'ya borçluyuz. Çok çok başarılı bir iş çıkartmış.

Her biri 20 dakika süren filmlerin hepsi vasat hatta vasat altı diyebilirim. 
Benim kötünün iyisi dediklerimse "The Box" ve "Her Only Living Son" oldu.

 Bakalım siz en çok hangisini beğeneceksiniz??


1. Film  The Box
Sevimli 2 çocuk ve annelerinin tren yolculuğu ile açılıyor ilk bölüm. Yanında oturan adamın elindeki hediye paketi ilgisini çekiyor ufaklığın. Kutunun içinde ne olduğunu gördükten sonra tuhaf davranmaya başlıyor. Ve bu davranış yavaş yavaş ailenin diğer bireylerine de yayılıyor.

Merak duygusunu kullanan ve iyi bir senaryoyla uzun metrajlı film olarak izlemek isteyeceğim bir bölüm. Havada kalan sonu ve bazı "kanlı" sahneleri ile uğurluyoruz "The Box"ı... Jack Ketchum'un hikayesinden uyarlanan kısa filmin yönetmeni Jovanka Vuckovic


2. Film  The Birthday Party
Kızının doğum günü partisinde hiç beklemediği bir olayla karşılaşan bir annenin traji-komik öyküsü... Dört kısa filmin arasındaki - bana göre- en absürd olanıydı.

Yönetmenliği Annie Clark tarafından yapılmış "The Birthday Party"nin senaryosu da Annie Clark ve Roxanne Benjamin'e ait.



3. Film  Don't Fall
Size oldukça tanıdık gelecek bir bölümle karşı karşıyayız - özellikle korku türü severlerin... 

Karavanla geziye çıkan gençler, konakladıkları karanlık bir orman ve aniden ortaya çıkan tuhaf yaratık... Klasik korku örneklerini kullanarak hap gibi bir film yapmış yönetmen Roxanne Benjamin. 



4. Film  Her Only Living Son
Ve antolojinin en rahatsız edici ve bana göre en başarılı filmi "Her Only Living Son".

Oğlundaki tuhaf değişiklikleri fark eden bir annenin hikayesi. Filmin başında yıllar önce bebeğiyle bir şeylerden kaçtığını öğreniyoruz. Ancak bu şey her ne ise 20 yıl sonra onları buluyor ve anne yine benzer mücadeleyi bu kez oğlunu korumak adına vermek zorunda kalıyor.


Herkese iyi seyirler!

22 Dalda Emmy Adayı Olan Dizi Hangisi?

10:59
 


Bu hafta 69. Emmy ödülleri için adaylar açıklandı. Amerikan televizyon yapımlarına verilen bu ödülü özellikle biz dizi-severler büyük bir merakla bekliyoruz.

Bu senenin bombası "Westworld" olmuş. HBO'nun dizisi tam 22 dalda aday olmuş. Henüz izlemediyseniz tam sırası.

Ve ödüller ne zaman verilecek? Emmy ödülleri 17 Eylül'de Los Angeles Microsoft Stüdyosu'nda yapılacak bir törenle sahiplerini bulacakmış. Anlayacağınız kaçırdığımız dizilere göz atmak için yeterli vaktimiz var ;p

Ve adaylar:

westworld,genius,better call saul,the handmaid's tale,stranger things
En İyi Drama Dizisi
Better Call Saul
The Crown
The Handmaid's Tale
House of Cards
Stranger Things
This Is Us
Westworld

westworld,genius,better call saul,the handmaid's tale,stranger things
En İyi Komedi Dizisi
Atlanta
Black-ish
Master of None
Modern Family
Silicon Valley
Unbreakable Kimmy Schmidt
Veep

westworld,genius,better call saul,the handmaid's tale,stranger things
 En İyi Erkek Oyuncu 
(Drama)
Sterling K.Brown - "This Is Us"
Anthony Hopkins - "Westworld"
Bob Odenkirk - "Better Call Saul"
Matthew Rhys - "The Americans"
Liev Schreiber -  "Ray Donovan"
Kevin Spacey - "House of Cards"
Milo Ventimiglia - "This Is Us"

westworld,genius,better call saul,the handmaid's tale,stranger things
En İyi Kadın Oyuncu 
(Drama)
Viola Davis - "How To Get Away With Murder"
Claire Foy - "The Crown"
Elisabeth Ross - "The Handmaid's Tale"
Keri Russell - "The Americans"
Evan Rachel Wood - "Westworld"
Robin Wright - "House of Cards"


westworld,genius,better call saul,the handmaid's tale,stranger things
 En İyi Erkek Oyuncu 
(Komedi)
Anthony Anderson - "Black-ish"
Aziz Ansari - "Master of None"
Zach Galifianakis - "Baskets"
Donald Glover - "Atlanta"
William H. Macy - "Shameless"
Jeffrey Tambor - "Transparent"


westworld,genius,better call saul,the handmaid's tale,stranger things
En İyi Kadın Oyuncu
(Komedi)
Pamelo Adlon - "Better Things"
Jane Fonda - "Gracie and Frankie"
Allison Janney - "Mom"
Ellie Kemper - "Unbreakable Kimmy Schmidt"
Julia Louis Dreyfuss - "Veep"
Tracee Ellis Ross - "Black-ish"
Lily Tomlin - "Grace and Frankie"



westworld,genius,better call saul,the handmaid's tale,stranger things
En İyi Kısa Dizi
Big Little Lies
Feud
Fargo
The Night Of
Genius


westworld,genius,better call saul,the handmaid's tale,stranger things
En İyi Kadın Oyuncu
(Kısa Dizi)
Reese Witherspoon - "Big Little Lies"
Susan Sarandon - "Feud"
Jessica Lange - "Feud"
Nicole Kidman - "Big Little Lies"
Felicity Huffman - "American Crime"
Carrie Coon - "Fargo"


westworld,genius,better call saul,the handmaid's tale,stranger things
En İyi Erkek Oyuncu
(Kısa)
Robertt De Niro - "The Wizard Of Lies"
Ewan McGregor - "Fargo"
Benedict Cumberbatch - "Sherlock"
Geoffrey Rush - "Genius"
Riz Ahmed - "The Night Of"
John Turturro - "The Night Of"

Dizi Yorum: Suits

09:24
Oh laa laaaa!! 
Dünyanın en "cool" avukatı Harvey Specter geri döndü! Nefesimizi tutmuş "Game of Thrones"u beklerken, izlemelere doyamadığım "Suits" de 7. sezonu ile merhaba dedi. 

Bittiğinde çok üzüldüğüm"The Good Wife", bu dizinin spin-off'u "The Good Fight" ve "Suits" ile fark ettim ki ben giderek bir "avukatlık" dizi fanatiği olma yolunda ilerliyorum. Hayır avukatlık ya da mahkemelerle uzaktan yakından alakam da yok ama! 

New York'un en başarılı avukatlık şirketlerinden birinde geçen "Suits" karmaşık dava dosyaları, karizmatik avukatları ve akıl sır ermeyen ayak oyunları ile bu türün en iyi örneklerinden biri.

Her şeyden önce Harvey Specter gibi GQ dergisine bile konuk olmuş bir avukattan bahsediyoruz lütfen yani! Siz henüz onunla tanışmadıysanız çok şey kaybediyorsunuz. Kendisi dünya üzerinde takım elbisenin en çok yakıştığı erkektir aynı zamanda efenimm 💖

Stajyer olarak başladığı kariyerine şirket ortağı olarak devam eden akıllı çocuk Mike Ross ve dizinin olmazsa olmaz karakteri tuhaf ama sevimli Loius Litt'i anmadan geçmek olmaz. 

Her ne kadar iyi anlaşıyor gibi görünseler de, bu üçlü arasında sular her zaman ısınmaya hazır.

Dizinin en az erkek karakterler kadar güçlü - hatta onlardan daha fazla - kadın karakterleri var:

Mesela tek başına firmayı çekip çeviren, bir orduya bedel Jessica Pearson, şirketin gözü, kulağı, beyni, her şeyi olan Donna ve sevgilisi Mike'ın izini takip eden ve basamakları yavaş yavaş çıkan stajyer avukat Rachel Zane  - ki kendisi gerçek hayatta Prens Harry'nin kız arkadaşı olarak kraliyet merdivenlerini tırmanmaya hazırlanıyor.

 Hemen her bölümde nefis şarkılarla kulaklarımıza bayram ettiren dizi, 7. sezonun ilk bölümünü de Amy Winehouse'un "Back To Basics"i ile kapatmış. Yüzümde kocaman bir gülümseme ile izlerken pek iyi geldi.

İlginç dava konuları, şirket içi çatışmalar ve bolca akıl oyunları ilginizi çekiyorsa doğru diziye geldiniz. 


Şimdiden keyifli seyirler!


Film Yorum: Mayın (Mine)

10:32

"Mayın Sahili" filmini izlememin üzerinden kısa bir zaman geçmişken yine "mayın" konseptli bir film gösterime girdi. 

Fabio Guaglione ve Fabio Resinaro'nun yazıp yönettiği "Mayın" kısıtlı planda çekilen ama gerilim düzeyi hiç azalmayan bir film. Başından sonuna değin merak duygunuz alarmda kalıyor ve filmin sonunda Fabio & Fabio kankalar bizi güzel bir sürprizle baş başa bırakıyorlar.


Mike ve Tommy özel bir görev için Kuzey Afrika'ya gönderilen özel kuvvet askerleri. Görevleri Amerika Birleşik Devletleri'nin "çok gizli" terörist listesinde yer alan bir ismi öldürmek.

Ancak Mike'ın hatası nedeniyle başarısız oluyorlar ve teröristlere yakalanmadan kendilerini alacak helikoptere doğru kaçışlarına başlıyorlar.


Bir anda beliren çöl fırtınası Mike ve Tommy'nin yönlerini kaybetmesine neden olur. Ve kendilerini uçsuz bucaksız bir mayın tarlasının ortasında bulurlar. 
Merkezden verilen cevaba göre en yakın yardımın ulaşması için tam 52 saate ihtiyaç vardır. 

Çölün gece-gündüz sıcaklık farkı, susuzluk ve yırtıcı hayvanlar, bekleyen tehlikelerin sadece birkaçıdır. 


Filmin ilk yarısında izlediğimiz aksiyon, bir süre sonra yerini psikolojik gerilime bırakıyor. Ve ne güzel ki Franco & Franco, bu durumun yol açabileceği sıkıcı olma tuzağına hiç düşmüyorlar. 106 dakika boyunca izleyiciyi "son"a başarıyla hazırlıyorlar.


IMDB puanı 6 olan filmin başrollerinde ise Armie Hammer (kendisini Paul Walker'a çok benzettim. Siz ne dersiniz? ), Tom Cullen, Clint Dyer ve Annabelle Wallis yer alıyor.

Ve mekana dair kısa bir not: Filmin büyük bölümünü kapsayan çöl sahneleri Afrika'da değil Kanarya Adaları'nda çekilmiş. 


"127 Saat" (127 Hours), "Toprak Altında" (Buried) gibi kısıtlı mekanlarda geçen hayatta kalma hikayelerini seviyorsanız "Mayın" filmini beğenmeniz kuvvetle muhtemel.

1

🍡 Tatil Ganimetlerim ve Ben :(

12:20
Mutluyken zaman çabucak geçer derler. Evet her güzel şey gibi tatil günleri de bitti ve döndük kürkçü dükkanına :(

Dinlendim, bol bol yüzdüm ve güzel bir "tatil sonrası" yazısı da hazırlayıverdim hemen. 
Ne Bitirdim?
Çok az ürün götürmüştüm zaten yanımda. Hafif bir tatil makyaj çantam vardı anlayacağınız. Tabii ki güneş kremi ürünlerini bitirdim. Özellikle Amber Solaire'in Dry Mist'ini severek kullandım. Diğeri gibi yağlı değil ve cilt tarafından kolayca emiliyor. Bundan sonra bu tarz sprey ürünleri tercih edeceğim. Ancak özellikle aldığım 30 faktör beni bronzlaştırdı ama güneş lekelerinden koruyamadı. Alın ve yanak bölgemde güneş lekeleriyle döndüm. Off hem bronzlaşmak hem de leke sorunlarıyla uğraşmamak mümkün değil mi?

Yine Amber Solaire'in After Sun Nemlendirici Sprey'i ilaç gibi geldi. O cildinizde hissettiğiniz sızlama ve yanma hissini azaltıyor ve gerçekten cildi nemlendiriyor. Böyle bir ürün mutlaka atın çantanıza.

Bunun dışında Toni & Guy Deniz Tuzu Sprey'ini bitirdim, zaten yarısını kullanmıştım. Denizden katır kutur olan saçlarımı iyice bir sertleştirdi ama olsun. Verdiği dalgaları seviyorum. Ve tabii ki Fa roll-on'la da vedalaştık. Hafif kokusuyla yaz için tercih edilir bir ürün bence.



Ne Okudum?
Yuval Noah Harari'yi çoğumuz "Hayvanlardan Tanrılara Sapiens" kitabından tanıyoruz. "Homo Sapiens" okunacaklar listemdeydi. "Homo Deus" da serinin 2. kitabıymış. Maalesef ben bunu bilmeden almış oldum ama olsun, elimden bırakamadığım bir kitap oldu. İnsanın ölümsüzlük duygusunu araştıran, inanç sorgulamaları ve gelecek öngörüleri yapan ilginç bir kitap.

"Anlam insanların birlikte ördüğü ortak hikayeler ağıdır. Kilisede evlenmek, Ramazan'da oruç tutmak ya da seçimlerde oy kullanmak gibi belirli davranışlar neden bizim için anlamlıdır? Çünkü ebeveynlerimiz de böyle düşünür, kardeşim de oruç tutar ve tüm komşularımız, diğer şehirlerdeki hatta uzak diyarlardaki insanlar bile oy kullanılır. Peki tüm bu insanlar neden anlatıları anlamlı bulur? İnsanlar kendini çeviren bu döngüde, devamlı birbirlerinin görüşlerini destekler. Karşılıklı her kabul, anlam örgüsünü herkesin düşüncesine inanmaktan başka bir çaremiz kalmayıncaya kadar güçlendirip sıkılaştırır." (Sf.155)

Özellikle inanç ve internet bölümleri çok ilginç geldi bana. "Sapiens"i şimdiden çok merak ediyorum diyeyim.




Ne Dinledim?
Tatil boyunca 2 albüm eşlik etti bana:
"Feed The Machine" Nickelback ve "Night Thoughts" Suede

Nickelback'in  bu sene çıkardığı albüm eleştirmenlerce pek beğenilmedi. Zaten bu grup ağzıyla kuş tutsa sevilmiyor. Bana göre "süperr" denilecek bir albüm olmasa da, bir önceki "Edge of A Revolution"dan daha güzel bir albüm. Favorilerim ise çok eğlenceli bir şarkı olan "Must Be Nice", "Silent Majority" ve albüme adını veren "Feed The Machine"

Suede ise dinlemelere doyamadığım bir grup. Bu albümlerini de çok seviyorum. Konsept albüm, bu yüzden daha çok melankolik şarkılar var. Albümün ilk şarkısı "When You Were Young"ın o muhteşem ötesi girişinden son şarkı "The Fur & The Feathers"a kadar 10 numero bir albüm bence.




Ne İzledim?
Maalesef bu konuda biraz tembel çıktım ve sadece 1 tanecik film izleyebildim. 
Oyuncu kadrosu oldukça güzel olan (Ryan Gosling, Eva Mendes, Bradley Cooper ve Ray Liotta) film Türkçe'ye "Babadan Oğula" olarak çevrilmiş. :o

Film aslında birbirine bağlanan 2 farklı hikayeyi anlatıyor. Babaların hayatlarında yaptıkları yanlışlar oğullarını ne şekilde etkiliyor sorusuna cevap arıyor film. Ayrıca Ryan Gosling ve Eva Mendes bu filmde tanışmışlar. Şimdi evli, mutlu ve çocuklular biliyorsunuz.

Filmin sonunda aklımda kalan şeyse "Neden Ray Liotta'yı daha sık izleyemiyoruz?" oldu. Adam resmen gözleriyle oynuyor. 


🍹 🍹 🍹 


Eveeet benim tatil ganimetleri bunlar.
Siz tatil kaçamağı yapabildiniz mi?
Ganimet çantanızda neler var?

Blogger tarafından desteklenmektedir.