Film Yorum | Dehşet Evi (Sweet Home)


2015 İspanya - Polonya ortak yapımı "Dehşet Evi" (Sweet Home) 2 senelik bir gecikmeyle sinemalarımıza geldi. 

Tür olarak her ne kadar "korku" dense de daha çok gerilim ve slasher demek daha doğru. Yani - afişinden de anlayacağınız üzere - bilumum kesici aletler, bir tutam kan ve bolca kovalamaca mevcut. Bu tarz filmleri sevmeyenler için de böylece uyarımı yapmış olayım. 

Alicia genç bir emlak danışmanı. Tek bir kiracı kaldığı için yıkımı geciken bir binaya görüşmeye gider. Aynı akşam erkek arkadaşı Simon'ın da doğum günüdür. Havanın kötü olmasını ve apartmanın da oldukça boş olmasını fırsat bilerek, sevgilisine burada sürpriz bir doğum günü partisi hazırlamaya karar verir.


Gayet keyifli başlayan kutlama gecesi, apartmanda maskeli kişilerin belirmesiyle kesilir. Çiftimiz önce neler olduğunu anlayamazlar. Ancak zaman geçtikçe buraya belli bir amaç için gelen bu kişilerin hedefi olurlar. 

Hiç beklemedikleri anda kendilerini bir kovalamacanın içinde bulan Alicia ve Simon apartmanda bir kaçış yolu bulmak için çabaladıkça olaylar çok daha tehlikeli bir hal alacaktır.

Oldukça bilindik ve artık klasikleşmiş bir konuyu bu kez İspanyol yönetmen Rafa Martinez'in yorumuyla izliyoruz. 

Filmde özellikle ışık ve renk kullanımı çok başarılı. O karanlık ve korkutucu mekan etkisi çok etkili bir biçimde yansıtılmış perdeye. Zaten filmin vasatın üzerinde çıkmasını sağlayan da bence bu özelliği. Onun dışında başka da bir numarası yok.

Başrollerde Ingrid Garcia Jonsson, Bruno Sevilla ve Oriol Tarrida Homedes,2n paylaştığı "Dehşet Evi" (Sweet Home) romantik filmlerden sıkılanlar için güzel bir alternatif olabilir.

Ama bu tarz hayatta kalma konulu filmleri seviyorsanız  "The Purge" (Arınma Gecesi) ve "The Strangers" (Ziyaretçiler) filmlerine bir göz atmanızı öneririm.



Herkese iyi seyirler 😲🎥🔨



Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.