Film Yorum | It's Only The End of The World (Alt Tarafı Dünyanın Sonu)


Sinemanın altın çocuğu Xavier Dolan'ın son filmi "Alt Tarafı Dünyanın Sonu" geçtiğimiz cuma günü vizyona girdi. 19 yaşında sinema kariyerine başlaya, 20 yaşında çektiği filmle Cannes'da ödül kazanan ve sonraki filmlerinde de Cannes Film Festivali'nin gediklisi olan gencecik bir yönetmenden bahsediyoruz.

Daha önce Dolan'ın filmlerini izlemişseniz nasıl bir hikaye ile karşılaşacağınızı az çok bilirsiniz. Aile meseleleri, ilişkiler, çözülemeyen sorunlar ve bol bol diyalog... Bu film de benzer bir çizgi üzerinden ilerliyor. Bu yönüyle Dolan-severleri oldukça memnun edeceğini söyleyebilirim.


Louis 10 yıl önce bırakıp gittiği aile ocağına geri döner. Bu ani dönüş aile üyelerinde farklı tepkilere neden olur.

Louis'in önemli bir nedenle aile ocağına geri döndüğünü tahmin ediyoruz ama film boyunca kahramanımızın ağzından bu nedeni duyamıyoruz.


Tıpkı biz izleyenler gibi aile üyeleri de bu soruyu kendilerine sorarlar ama Louis's sormaya bir türlü cesaret edemezler. (Belki de duymak istemezler)

Bu saatten sonra herkesin kendi kişisel hesaplaşmasını yapmaya başlar; önce Louis'le, sonra birbirleri ile...


Yıllardır içlerinde biriktirdikleri öfke, beklenti, özlem, kıskançlık, sevgi duyguları "şiddetle" ortaya çıkmaya başlar. Tüm bu karmaşanın altına Louis hep sessiz kalmayı tercih eder. Sadece gözlerine odaklanıldığında duygularını anlayabiliriz az çok.

Ona bu sessizliğinde eşlik eden tek kişi de abisi Antoine'ın karısı Catherine olur. Catherine bu ani ziyaretin sebebini tahmin eder ve tüm bu aşk-nefret tartışmaları arasında Louis'in yanında durmaya çalışır.


Filmin başlarında özellikle diyalogların fazlalığı ve şiddeti bana biraz fazla geldi itiraf edeyim. Ama film ilerledikçe, konu oturdukça odaklandığım özellikle bakışlar ve mimikler oldu. Bu konuda da başrol oyuncusu Gaspard Ulliel'in yanında Vincent Cassel ve Marion Cotillard'ın hakkını vermem gerekir.


Ulliel ve Cotillard'ın sadece bakışlarıyla anlaşmaları filmin bana göre en etkileyici sahnelerinin başında geliyor. Ama filmin zirve noktası Louis ve abisi Antoine arasında geçen o muhteşem konuşma. Cassel'in nasıl etkileyici bir oyuncu olduğunu tekrar hatırlamak çok keyifliydi.

Jean Luc Lagarce'nin oyunundan uyarlanan filmde diğer rollerde "Mavi En Sıcak Renktir" filminden hatırladığımız Lea Seydoux ve Nathalie Baye yer alıyor.

Dolan'ın insan ilişkilerini konu aldığı diğer filmlerini sevdiyseniz "Alt Tarafı Dünyanın Sonu"nu da beğeneceksiniz. Benim favori Dolan filmim olmasa da özellikle son 20 dakikanın son derece etkileyici olduğunu belirtmeliyim. 


Herkese iyi seyirler!


4 yorum:

  1. İsmi de çok dikkat çekiciymiş. İzlenecekler listesine aldım. Önerin için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım keyifle izler ve yorumlarını paylaşırsın.

      Sevgiler

      Sil
  2. Alt Tarafı Dünyanın Sonu filmini izlemeyi düşünüyorum ama öncelikle ihmal etmeden Dolan'ın hayat hikayesini okumalıyım.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oldukça otobiyografik filmleri var. Ben de tüm filmlerini izlemedim ama özelikle "Annemi Öldürdüm" filmi çok etkileyiciydi.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.