Film | Yaşam Kürü (A Cure For Wellness)


Beyazperdede birbirinin benzeri filmlerden sıkılmış olanlar için konusuyla, görüntüsüyle bambaşka bir film "Yaşam Kürü". Filmin ilk dakikalarında kulaklarımıza konuk olan - ve dilinize takılacak olan- ürpertici melodiyle bile az çok nasıl bir filmin bizi beklediğini tahmin edebiliyoruz. Süresi biraz fazla uzun olsa da "Yaşam Kürü" beklentinizin karşılığını fazlasıyla verecek bir film.



Şirket CEO'sunun İsviçrede bir sağlık merkezine gitmesinden sonra, genç yöneticilerden Lockhart onu geri getirmek için görevlendirilir. Yakın zamanda bir finansal ortaklığa imza atması beklenen firma için CEO'nun da imzası gerekmektedir çünkü.


Çocuk oyuncağı olarak gördüğü bu görev için yola çıkan Lockhart İsviçre Alp'lerde bulunan merkeze geldiğinde her şey gayet keyifli ve güzel görünmektedir. Ancak sorun yöneticisini bu merkezden çıkartmak istediğinde başlar. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değildir burada.


Lockhart yavaş yavaş bunu keşfettikçe, çıkamayacağı bir sarmalın içine de girmeye başlar. Artık konu şirket yöneticisini oradan çıkartmaktan çok daha farklıdır: Mücadele ettiği şey artık kendi hayatıdır.


Verbinski'nin filmografisi oldukça farklı türlerde filmlerden oluşuyor. "Karayıp Korsanları"ndan "Halka"ya, animasyon "Rango"dan Julia Roberts ve Brad Pitt'i bir araya getiren "Meksikalı"ya kadar oldukça geniş bir skalada. Yönetmen bu filmiyle de psikolojik-gerilim türüne el atıyor ve bundan da alnının akıyla çıkıyor. Özellikle görsellik filmin psikolojik yönünü kuvvetlendiren en önemli etken olmuş.


Hastanenin o rahatsız edici renkleri ve bitmek bilmeyen koridorları (The Shining'i düşünmeniz muhtemel evet) izleyicide neredeyse klostrofobile varacak bir rahatsızlık yaratıyor. Bunun dışında izlediğimiz bazı sahneler "Otomatik Portakal" (Clockwork Orange) filminin o unutulmaz sahnesini yeniden hatırlamamızı sağlıyor. (Ki ben bu sahnede oldukça rahatsız olduğumu ve izleyemediğimi belirtmeliyim.)

Bunun dışında hikaye olarak "Zindan Adası"ndan (Shutter Island) yoğun şekilde etkilendiği de bir gerçek.


Senaryosunu Justin Haythe'in yazdığı filmin başrollerinde Dane DeHaan, Jason Isaacs ve Mia Goth yer alıyor. Özelikle DeHaan Lockart rolünde başarılı bir performans sunuyor bizlere. Isaacs'i "Harry Potter" ve "The Patriot"tan hatırlıyoruz. Güven verici ama bir o kadar da karşısındakini tedirgin eden doktor rolüne uygun bir seçim olmuş kanımca.

Süre olarak biraz daha kısa olsaydı yine aynı etkiyi verebilirdi diye düşündüğüm "Yaşam Kürü" psikolojik-gerilim seviyorsanız büyük ihtimalle sizi memnun edecek. Film bittikten sonra kendinizi o melodiyi mırıldanırken bulursanız da hiç şaşırmayın.


Herkese iyi seyirler!


4 yorum:

  1. izlemedim listeye aldım saoool :)

    YanıtlaSil
  2. Paylaştığınız çoğu filmleri izlemedim daha önce,en çok bu film merakımı cezbetti,böyle filmleri sinemada izlemek lazım benim gibiler için özellikle sesinden kaçış olmuyor o zaman ,evde elim her an hoparlöre gidebiliyor yoksa 🙈

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değişik konusu olan bir film umarım beğenerek izlersiniz. Tabii filmleri sinemada izlemek bambaşka bir tat. Özellikle bilim-kurgu tarzı filmleri o dev ekranda izlemek çok daha güzel oluyor kesinlikle

      Sevgiler

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.