Dizi Yorum | The Handmaid's Tale


"Kongredekileri katlettiler, uyanmadık. 
Bunun için teröristleri suçladılar ve anayasayı askıya aldılar, yine uyanmadık. 
Tüm bunların geçici olduğunu söylediler. 
Hiç birşey ansızın değişmez. 
Tıpkı yavaşça ısıtılan bir kapta fark etmeden ölüyor olman gibi..."


"The Handmaid's Tale"in 5 cümleye sığdırabilecek özeti bu.


Değişim yavaş yavaş gelir. 
Herkes sıradan hayatlarına devam ederken önce kadınlara bakış değişmeye başlar. Neler olup bitiyor anlamaya çalışırken ani bir kararla işlerinden edilir tüm kadınlar. Çünkü onların görevi çalışmak değildir. Bankadaki tüm mal varlıklarına el konulur ve kocalarına devredilir paraları, onlara baksınlar, göz kulak olsunlar diye...

Bir sonraki adımda doğurgan çağdaki kadınları her şeyden uzaklaştırıp, kendilerince en uygun görevde kullanmaktır: Çocuk doğurmak


Yüksek statüye sahip ama çocuğu olmayan çiftlerin yanına verilen bu kadınlar, en kısa zamanda hamile kalmak ve sahiplerine bir çocuk vermek zorundadırlar. Hamile kalamazlarsa en ağır cezayı yine kendileri çekmek zorundadırlar.

Kurallar dini emirlere dayandırıldığı için kimse ses çıkartamaz. Herkes üzerinde düşen görevi yapmak zorundadır.


İşte son günlerin popüler dizisi "The Handmaid's Tale" de gelecekte, insanların baskı altında yaşadığı, katı bir hiyerarşik sistem altında yönetildiği bir distopik böyle bir ülkeyi anlatıyor.

Hiç kimsenin birbirine güvenmediği, özgürlüklerin tamamen kısıtlandığı, düşünmenin bile yasak olduğu bu ülkede insanlar sadece hayatta kalmak için çabalamaktadırlar. Özellikle de kadınlar...


Margaret Atwood'un çok satan romanından televizyona uyarlanan "The Handmaid's Tale" aslında ütopik gibi görünse de aslında bazı çağ dışı ülkelerde çoktan gerçekliğe dönüşmüş durumda. 

Araba sürmesi yasak olan, kocaları olmadan dışarı adım atamayan kadınlar yaşıyor bu dünyada. Onlara bu dizi ne kadar "ilginç" gelebilir az çok tahmin edebilirsiniz.


Etkileyici öyküsünün yanında "The Handmaid's Tale"oldukça güçlü bir oyuncu kadrosuna da sahip:
"Mad Men"in çılgın kızı Elizabeth Moss dışında kadroda  Yvonne Strahovski, Joseph Fiennes, OT Fagbenle, Max Minghella ve "Gilmore Girls"ün Rory'si Alexis Bledel rol alıyor.

George Orwell'in "1984" romanını severek okuduysanız ya da "Metropolis" sizin için bir şeyler ifade ediyorsa, "The Handmaid's Tale"i de severek izleyeceksiniz. 

8 yorum:

  1. Oldukça dikkat çekici, hemen izleneceklere eklensin o zaman...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden keyifli seyirler öyleyse :)

      Sil
  2. kitabı okumuştum inanılmaz rahatsız edici ve bence çok korkutucu bir konu ve gelecek.. kitaptan o kadar rahatsız olduysam görsellerle daha etkili olacak diziyi seyretmeye dayanır mıyım bilemedim .. bir kaç bölüm izleyeceğim ama..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabın daha etkileyici olacağını düşünüyorum. Ekrana bazen o duygular tam olarak yansıtılamıyor çünkü.
      Elimdeki kitap bitsin ben de hemen bu hikayeye başlayacağım

      Sil
  3. çok merak ettim ilk fırsatta izleyeceğim, paylaşım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etkileyici bir dizi. Umarım keyif alırsın

      Sil
  4. Tam benlik bir dizi gibi görünüyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden keyifli izlemeler. Yorumlarını merak ediyorum

      Sevgiler

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.